Buradan(le blog'dan), görevlileri uyarmayı borç bilerek Türk televizyonlarının kanayan bir yarasına parmak basmak istiyorum. CENK . Lütfen ama lütfen Cenk'in programı (yazının devamında da söz konusu programdan aynı isimle bahsedeceğim) yayından kaldırılsın. Çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimini baltalaması bir kenara, toplumumuzda meydana gelen dejenerasyonun ta kendisi olan Cenk'in insan huzuruna, hele hele televizyon aracılığyla milyonların evlerine girmesi ne demektir sayın yetkili?? Ne demek olduğunu hemen açıklayayım: bu program sürdüğü takdirde nice beyinler yıkanacak demektir, bu program sürdüğü takdirde çok canlar yanacak demektir.. Yapmayın, etmeyin gencecik zihinlere kıymayın. Körpecik bebelerin saf yüreklerinin nefretle dolmasına göz yummayın. En kısa zamanda Cenk'in televizyonda yayın yapmaktan men edilmesini, siyasi parti kurmasının ve yahut da her hangi bir şekilde siyaset yapmasının ise gereken yasal düzenlemeler yapılır yapılmaz imkansız hale gelmesini bilinçli bir televizyon izleyicisi ve bir T.C. devleti vatandaşı olarak talep ediyorum. Bu isteklerimin siz değerli yetkililer tarafından dikkate alınacağından eminim, ki zaten problemin kaynağının da göz ardı edilen bir toplumsal meseleden ziyade gözden kaçmış bir program olduğu kanaatindeyim. Bir de belirtmem gerekir; ben ismini vermek istemeyen bir izleyici olup, şahsıma yapılacak herhangi bir ithamdan sorumlu tutulamayacağım gibi, Cenk bu yazıyı okuduğu takdirde inkar yoluna gideceğim. Saygılar efenim...
ssc: selpak'la sil camı
Thursday, January 31, 2008
Radyo Televizyon Üst Kurulu'na Açık Mektup
by
Butterscotch
at
8:11 AM
0
comments
tags Cenk, rtük, televizyon, toplumsal sorumluluk
Wednesday, January 30, 2008
we <3 the skiks!!!
by
peek-a-boo!
at
9:14 AM
1 comments
Friday, January 25, 2008
ssc
Halk Selin'in the Skiks'le ilgili yorumlarını merakla bekleyedursun, kafaları halen kurcalamakta olan soru SSC'nin açılımıdır...SSC nedir, nereden gelmiştir, yenir mi, içilir mi, yoksa kafaya takılan bir tür cihaz mıdır?? Tüm bunların cevabını verebilecek tek kişi ise uzak bir galakside sonsuzluğa mahkum edilmiş, tek dostu rakısı ve her gündoğumunda kendi kendini yenileyen sofrasıyla arabesk bir hayale dalmıştır. O zaten her acının tiryakisi olmuştur. Peki kahramanımızın bu çıkmazdan kurtulmasını sağlayabilecek hayır sever Şeymacan Küçükkısmet'in elleri armut mu toplamaktadır?? Elbette hayır. Kötülüğün çarkı işleyedursun, Küçük Şeyma da kötülere karşı medeni bir savaş (oh savaş moh savaş) vermek üzere kendince planlar yapmaktadır. Tek çözümün teknolojide olduğunun bilincinde olan Küçük Şeyma hayatını fiziğe adamış ve insanığa faydalı olmaya and içmiştir. Peki ya Aslı, ya Aslı?? O da başka bir hikayenin konusu sevgili çocuklar... Esen kalın.
ehem..
SSC: Selin the Skiks Çalar.
by
Butterscotch
at
9:21 AM
0
comments
