Seneler seneleri kovaladı, ne gelen vardı seseceye ne giden... Sesecenin açılımı gizemini koruyadursun, sevgili karpuz ve peek a boo'ya ne oldu dersiniz?
Hemen söyleyeyim ne oldu: Onlar Sesece'nin anlamını çözmek için giriştikleri tehlikeli macerada hala kötülükle savaşıyor, hala haksızlığa karşı mücadele ediyorlar. Bir gün bu kutsal seferden dönecekler ve umuyoruz ki döndüklerinde müjdeler getirecekler. O dönüşün ardından destanlar yazılacak.
Öncelikle o harika fablların yazarı, sevgili karpuzun, bu kutsal mücadeledeki görevini sizlerle paylaşmak isterim:
Sevgili karpuz'un elinde, milyonların sahip olmak için can attığı bir harita var ama başka haritalara benzemiyor. Bu haritaya sahip olacak kadar şanslı olsanız bile, çözümlemesi yılların deneyimini ve bitmek bilmeyen tahmin yürütmeleri gerektiriyor. Denemekten ve yanılmaktan yılmayan karpuz, sevgili sesece müritlerinin desteğini de aldığını bildiğinden, her yanılışında biraz daha sabır ve ögüvenle tekrar başlıyor çalışmalarına. Kalbimiz seninle karpuz, sesece seninle! Karpuz, haritanın sırrına sahip olduğunda, biz biçare sesece müritleri de, kim bilir belki, sesece'ye kavuşacağız...
Sevgili peek a boo'ya gelirsek... onun görevi her sevgili yiğidin harcı değil sevgili çocuklar. Peek a boo ki yılların sesece uzmanı, zaman zaman inanır mısnız, o bile pes ediyor... Ama sesece demek, tekken bir bütün, bir bütün halindeyken ise tek vücut olduğunu hissedebilmek demektir. Bu yüzden de peek a boo'nun pes etmesi yetmez, hepimiz arkasında olduğumuz müddetçe de yetmeyecektir. Bir gerçek daha var ki, peek a boo'nun yaptığını yapmak hiçbirimizin elinden gelmez. Kutsal sesecenin yolunda halen emin adımlarla yürüyorsak, bu peek a boo sayesindedir ve bundan sonra da onun aydınlattığı bu yolda uygun adım ilerlemeye devam edeceğiz.
Sesece'ye ömrünü adamış bu usta isimler, araştırmalarını tam gaz sürdürken, bendeniz your humble narrator butterscotch da sesece aşkını yeni kuşaklara aşılamak ve yürekleri sesece neşesiyle doldurmayı kendime görev edindim. Ulu sesece'nin, sırrını dünyaya açtığı o gün geldiğinde, dünyanın buna hazır olmasını sağlamak benim kutsal görevim.
Peek-a-boo ve Karpuz ve tabi ki bendeniz, dünyanın en ücra köşelerinde, hiçliğin ortasında, aydınlanma için var gücümüzle çalışıyoruz, dolayısıyla bizden bir daha haber almanız belki de aylar sürecek, ama unutmayın ki sesece ateşi içinizi doldurduğu müddetçe hep beraber olacağız. Teknoloji varlığını bir araç olarak sürdürürken, tek ilahi amaç elbette ki sonsuza kadar SSC olacaktır.
Tuesday, March 16, 2010
sesece candır
by
Butterscotch
at
6:12 PM
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment